Türk İslam Edebiyatı ve İslam Sanatları Anabilim Dalı

 

8. yüzyıldan itibaren İslâm'ı kabul etmeye başlayan Türkler, içine girdikleri yeni kültür havzasını tanıma, yeni dil ve estetik duyuşu keşfetmeye yönelik bir süreç yaşamışlardır. Dolayısıyla İslâm, Türk toplumlarının medenî hayatında etkili olmuş, sosyal ve kültürel alanda büyük değişmeler yapmış, dili ve edebiyatı da geliştiren bir unsur olmuştur. Bu etkileşim neticesinde ortaya çıkan Türk-İslâm edebiyatı, en genel anlamıyla Müslüman Türk edibinin ortaya koyduğu eserleri inceleyen bir bilim dalıdır.

Diğer bir ifadeyle, hem Türk hem de Müslüman olan şair ve yazarın ortaya koyduğu edebî etkinlikleri inceleyen bir bilim dalıdır. Buradaki Türk, bir kültür coğrafyasını işaret etmektedir. Bu kültür coğrafyasında Türkçeden başka, Arapça ve Farsçayı da içeren zengin bir dil varlığı bulunmaktadır. Dolayısıyla herhangi bir edebî eserin Türk-İslâm Edebiyatı içerisinde değerlendirilmesi için, bu esere hayat veren sanatkârın etnik olarak Türk olması zorunlu değildir. Temel belirleyici husus, edebî eserin, bu kültür coğrafyasında yazılmış olması ve Türk kültür değerleriyle uyumlu olmasıdır. Bu alan, dinî ve tasavvufî konuları ele alan edebî eserler ve doğrudan doğruya dinî ve tasavvufî konularda yazılmamakla birlikte, tasavvurları, imgeleri ve motiflerinde bu kaynaklardan yararlanan eserleri içeren edebî bir alandır.

MURAT AYDEMİR
Güncelleme : 16.11.2015 11:35:20